فَاعْفُ عَنّ۪ي وَعَنْ اَب۪ي وَاُمّ۪ي وَرُفَقَآئِنَا الصَّادِق۪ينَ ف۪ي خِدْمَةِ الْقُرْاٰنِ وَالْا۪يمَانِ وَعَنْ اُسْتَاذِنَا سَع۪يدِ النُّورْس۪ي رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ فَاعْفُ عَنّ۪ـي مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ وَعَافِـن۪ـي مِنْ كُلِّ دَآءٍ وَارْضَ عَنّ۪ي وَعَنْهُمْ اَبَـدًا بِرَحْمَتِكَ يَآ اَرْحَـمَ الرَّاحِم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ﴿٢٤﴾
Fa'fu annî ve an ebî ve ümmî ve rufekâinâ's-sâdikîne fî hidmeti'l-Kur'âni ve'l-îmân, ve an üstâzinâ Saîdi'n-Nûrsî radıyallâhu anh. Fa'fu annî min kulli zenbin ve âfinî min kulli dâin verda annî ve anhüm ebeden. Birahmetike yâ erhame'r-râhimîn. Ve'l-hamdu lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
Affet beni, babamı, annemi ve Kur'an ile iman hizmetinde samimi arkadaşlarımızı; hocamız Said Nursî'yi.
Beni her türlü günahtan arındır, her türlü dertten kurtar ve bizden daima razı ol, ey merhametlilerin en merhametlisi! Alemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.