بِسْـــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيـمِ
﴿ هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ❁ هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ❁ هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ❁﴾صَدَقَ اللّٰهُ العَظِيمُ
E’ûzu bi’llahi mine’ş-şeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. Huve’llâhullezî lâ ilâhe illâhû, ‘Âlimu’l-ğaybi ve’ş-şehâdeti Huve’r-Rahmânu’r-Rahîm. Huve’llâhullezî lâ ilâhe illâhû, el-Meliku’l-Kuddûsu’s-Selâmu’l-Mu’minu’l-Muheyminu’l-‘Azîzu’l-Cebbâru’l-Mutekebbir, Subhâne’llâhi ammâ yuşrikûn. Huve’llâhu’l-Hâliku’l-Bâriu’l-Musavviru lehu’l-esmâul husnâ, yusebbihu lehû mâ fi’s-semâvâti ve’l-ard, ve huve’l-‘Azîzu’l-Hakîm. Sadekallahu’l-‘Azîm.
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir. O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.