Peygamber Efendimizin Duaları 2. Sayfa

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى.
11Allâhümme innî es'eluke'l-hudâ ve't-tukâ ve'l-afâfe ve'l-ğınâ.
11Allah'ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği isterim.

Hz. İbn Mesud'dan rivayetle Müslim (6904) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ، وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ، وَالْهَرَمِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ، اللَّهُمَّ آتِ نَفْسِي تَقْوَاهَا وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا، أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلَاهَا، اللَّهُمَّ إنِِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَنْفَعُ، وَمِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ، وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ، وَمِنْ دَعْوَةٍ لَا يُسْتَجَابُ لَهَا.
12Allâhümme innî eûzu bike mine'l-aczi ve'l-keseli, ve'l-cubni ve'l-buhli, ve'l-heremi ve azâbi'l-kabr. Allâhümme âti nefsî takvâhâ ve zekkihâ ente hayru men zekkâhâ, ente veliyyühâ ve mevlâhâ. Allâhümme innî eûzu bike min ilmin lâ yenfeu, ve min kalbin lâ yahşeu, ve min nefsin lâ teşbeu, ve min da'vetin lâ yustecâbu lehâ.
12Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, ihtiyarlıktan ve kabir azabından Sana sığınırım. Allah'ım! Nefsime takvasını ver ve onu temizle. Onu en iyi temizleyen Sensin. Sen onun velisi ve mevlasısın. Allah'ım! Fayda vermeyen ilimden, huşu duymayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan Sana sığınırım.

Hz. Zeyd bin Erkam'dan rivayetle Müslim (6906) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ لَكَ أَسْلَمْتُ وَبِكَ آمَنْتُ، وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْكَ أَنَبْتُ وَبِكَ خَاصَمْتُ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِعِزَّتِكَ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ أَنْ تُضِلَّنِي، أَنْتَ الْحَيُّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَالْجِنُّ وَالْإِنْسُ يَمُوتُونَ.
13Allâhümme leke eslemtu ve bike âmentu, ve aleyke tevekkeltu ve ileyke enebtu ve bike hâsamtu. Allâhümme innî eûzu bi-izzetike lâ ilâhe illâ ente en tudillenî, ente'l-hayyullezî lâ yemûtu ve'l-cinnu ve'l-insu yemûtûn.
13Allah'ım! Sana teslim oldum, Sana iman ettim, Sana tevekkül ettim, Sana yöneldim ve Senin uğrunda mücadele ettim. Allah'ım! Beni saptırmandan Senin izzetine sığınırım. Senden başka ilah yoktur. Sen ölmeyen dirisin, cinler ve insanlar ise ölürler.

Hz. İbn Abbas'tan rivayetle Buhari (7383) ve Müslim (6899) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِكَ وَتَحَوُّلِ عَافِيَتِكَ وَفُجَاءَةِ نِقْمَتِكَ وَجَمِيعِ سَخَطِكَ.
14Allâhümme innî eûzu bike min zevâli ni'metike ve tehavvuli âfiyetike ve fucâeti nıkmetike ve cemîı sehatık.
14Allah'ım! Nimetinin zevalinden (yok olmasından), afiyetinin değişmesinden, azabının ansızın gelmesinden ve gazabının tamamından Sana sığınırım.

Hz. İbn Ömer'den rivayetle Müslim (6943) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ مُصَرِّفَ الْقُلُوبِ صَرِّفْ قُلُوبَنَا عَلَى طَاعَتِكَ.
15Allâhümme musarrife'l-kulûbi sarrif kulûbenâ alâ tâatik.
15Ey kalpleri halden hale çeviren Allah'ım! Kalplerimizi itaatin üzere sabit kıl.

Hz. Abdullah bin Amr'dan rivayetle Müslim (6750) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ رَبَّ جَبْرَائِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَإِسْرَافِيلَ، فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ، عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ، اهْدِنِي لِمَا اخْتُلِفَ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِكَ، إِنَّكَ تَهْدِي مَنْ تَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ.
16Allâhümme rabbe cebrâîle ve mîkâîle ve isrâfîle, fâtıra's-semâvâti ve'l-ardı, âlime'l-ğaybi ve'ş-şehâdeti, ente tahkumu beyne ibâdike fîmâ kânû fîhi yahtelifûn. İhdinî limâ'htu-life fîhi mine'l-hakkı biiznike, inneke tehdî men teşâu ilâ sırâtın müstakîm.
16Cebrail, Mikail ve İsrafil'in Rabbi, gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve şehadeti bilen Allah'ım! Kullarının arasında ihtilaf ettikleri konularda Sen hükmedersin. İhtilaf edilen gerçeğe izninle beni ulaştır. Şüphesiz Sen dilediğini dosdoğru yola iletirsin.

Hz. Aişe'den rivayetle Müslim (1811) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ، وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ، لَا أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ، أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ.
17Allâhümme innî eûzu birıdâke min sehatıke, ve bimuâfâtike min ukûbetike, ve eûzu bike minke, lâ uhsî senâen aleyke, ente kemâ esneyte alâ nefsik.
17Allah'ım! Gazabından rızana, cezandan affına sığınırım. Senden yine Sana sığınırım. Seni layıkıyla övemem. Sen kendini övdüğün gibisin.

Hz. Aişe'den rivayetle Müslim (1090) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ وَدَرَكِ الشَّقَاءِ وَسُوءِ الْقَضَاءِ وَشَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ.
18Allâhümme innî eûzu bike min cehdi'l-belâi ve deraki'ş-şekâi ve sûi'l-kadâi ve şemâteti'l-a'dâ.
18Allah'ım! Belanın zorluğundan, bedbahtlığın yetişmesinden, kötü kazadan ve düşmanların şamatasından (sevinmesinden) Sana sığınırım.

Hz. Ebu Hureyre'den rivayetle Buhari (6347) ve Müslim (6877) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ اجْعَلْ لِي فِي قَلْبِي نُورًا، وَفِي لِسَانِي نُورًا، وَفِي سَمْعِي نُورًا، وَفِي بَصَرِي نُورًا، وَمِنْ فَوْقِي نُورًا، وَمِنْ تَحْتِي نُورًا، وَعَنْ يَمِينِي نُورًا، وَعَنْ شِمَالِي نُورًا، وَمِنْ بَيْنِ يَدَيَّ نُورًا، وَمِنْ خَلْفِي نُورًا، وَاجْعَلْ فِي نَفْسِي نُورًا، وَأَعْظِمْ لِي نُورًا.
19Allâhümmec'al lî fî kalbî nûran, ve fî lisânî nûran, ve fî sem'î nûran, ve fî basarî nûran, ve min fevkî nûran, ve min tahtî nûran, ve an yemînî nûran, ve an şimâlî nûran, ve min beyni yedeyye nûran, ve min halfî nûran, vec'al fî nefsî nûran, ve a'zım lî nûran.
19Allah'ım! Kalbime bir nur, dilime bir nur, kulağıma bir nur, gözüme bir nur, üstüme bir nur, altıma bir nur, sağıma bir nur, soluma bir nur, önüme bir nur, arkama bir nur kıl. Nefsimde benim için bir nur kıl ve nurumu büyüt.

Hz. İbn Abbas'tan rivayetle Buhari (6316) ve Müslim (1797) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنَ الْخَيْرِ كُلِّهِ عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ مَا عَلِمْتُ مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الشَّرِّ كُلِّهِ عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ مَا عَلِمْتُ مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا سَأَلَكَ عَبْدُكَ وَنَبِيُّكَ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا عَاذَ بِهِ عَبْدُكَ وَنَبِيُّكَ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ وَأَسْأَلُكَ أَنْ تَجْعَلَ كُلَّ قَضَاءٍ قَضَيْتَهُ لِي خَيْرًا.
20Allâhümme innî es'eluke mine'l-hayri küllihî âcilihî ve âcilihî mâ alimtu minhu ve mâ lem a'lem, ve eûzu bike mine'ş-şerri küllihî âcilihî ve âcilihî mâ alimtu minhu ve mâ lem a'lem. Allâhümme innî es'eluke min hayri mâ se'eleke abduke ve nebiyyuke, ve eûzu bike min şerri mâ âze bihî abduke ve nebiyyuke. Allâhümme innî es'eluke'l-cennete ve mâ karrabe ileyhâ min kavlin ev amelin, ve eûzu bike mine'n-nâri ve mâ karrabe ileyhâ min kavlin ev amelin, ve es'eluke en tec'ale külle kadâin kadaytehû lî hayran.
20Allah'ım! Bildiğim ve bilmediğim, acil ve gecikmiş hayrın tamamını Senden isterim. Bildiğim ve bilmediğim, acil ve gecikmiş şerrin tamamından Sana sığınırım. Allah'ım! Kulun ve Peygamberinin Senden istediği hayrı Senden isterim. Kulun ve Peygamberinin sığındığı şerden Sana sığınırım. Allah'ım! Senden cenneti ve ona yaklaştıran söz veya ameli isterim. Cehennemden ve ona yaklaştıran söz veya amelden Sana sığınırım. Benim için hükmettiğin her kazayı hayırlı kılmanı dilerim.

Hz. Aişe'den sahih isnad ile İbn Mace (3846) rivayet etmiştir.

1 sayfa okundu