Peygamber Efendimizin Duaları 1. Sayfa

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ.
1Allâhümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve enâ abduke, ve enâ alâ ahdike ve va'dike me'steta'tu, eûzu bike min şerri mâ sana'tu, ebûu leke bini'metike aleyye, ve ebûu leke bizenbî fağfir lî fe-innehû lâ yağfiru'z-zunûbe illâ ente.
1Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söz ve vaad üzerindeyim. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini itiraf ediyorum; günahımı da itiraf ediyorum. Beni bağışla, çünkü günahları Senden başkası bağışlayamaz.

Hz. Şeddad bin Evs'ten rivayet edildiğine göre Buhari (6306) şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v.) bu duayı "Seyyidü'l-İstiğfar" (İstiğfarın Efendisi) olarak nitelendirmiştir.

اللَّهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا، وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ، فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَارْحَمْنِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ.
2Allâhümme innî zalemtu nefsî zulmen kesîran, ve lâ yağfiru'z-zunûbe illâ ente, fağfir lî mağfireten min indike verhamnî inneke ente'l-ğafûru'r-rahîm.
2Allah'ım! Ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak Sen bağışlarsın. Katından bir mağfiret ile beni bağışla ve bana merhamet et. Şüphesiz Sen, Gafûr'sun, Rahîm'sin.

Hz. Ebu Bekir'den rivayetle Buhari (834) ve Müslim (6869) nakletmiştir.

رَبِّ اغْفِرْ لِي خَطِيئَتِي وَجَهْلِي وَإِسْرَافِي فِي أَمْرِي كُلِّهِ وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي خَطَايَايَ وَعَمْدِي وَجَهْلِي وَهَزْلِي، وَكُلُّ ذَلِكَ عِنْدِي، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ أَنْتَ الْمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ وَأَنْتَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ.
3Rabbiğfir lî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî emrî küllihî ve mâ ente a'lemu bihî minnî. Allâhümmeğfir lî hatâyâye ve amdî ve cehlî ve hezlî, ve küllu zâlike indî. Allâhümmeğfir lî mâ kaddemtu ve mâ ahhartu ve mâ esrartu ve mâ a'lentu. Ente'l-mukaddimu ve ente'l-muahhiru ve ente alâ külli şey'in kadîr.
3Rabbim! Hatamı, cahilliğimi, her işimdeki israfımı ve benden daha iyi bildiğin her şeyi bağışla. Allah'ım! Hatalarımı, kasten yaptıklarımı, cahilliklerimi ve ciddiyetsiz hallerimi bağışla. Bunların hepsi bende vardır. Allah'ım! Geçmişte ve gelecekte yaptıklarımı, gizlediğim ve açığa vurduğum şeyleri bağışla. Öne geçiren de Sensin, geriye bırakan da Sensin. Ve Sen her şeye kadirsin.

Hz. Ebu Musa'dan rivayetle Buhari (6398) ve Müslim (6901) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي كُلَّهُ، دِقَّهُ، وَجِلَّهُ، وَأَوَّلَهُ، وَآخِرَهُ، وَعَلَانِيَتَهُ، وَسِرَّهُ.
4Allâhümmeğfir lî zenbî küllehû, dikkahû ve cillehû, ve evvelehû ve âhirehû, ve alâniyetehû ve sirrah.
4Allah'ım! Günahımın tamamını; küçüğünü, büyüğünü, ilkini, sonunu, açığını ve gizlisini bağışla.

Hz. Ebu Hureyre'den rivayetle Müslim (1084) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ وَالْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَضَلَعِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الرِّجَالِ.
5Allâhümme innî eûzu bike mine'l-hemmi ve'l-hazeni ve'l-aczi ve'l-keseli ve'l-cubni ve'l-buhli ve dalai'd-deyni ve ğalebeti'r-ricâl.
5Allah'ım! Kederden, hüzünden, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, borç yükünden ve insanların (bana) galip gelmesinden Sana sığınırım.

Hz. Enes'ten rivayetle Buhari (6369) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ إنِِّي أَعُوذُ بكَِ مِنَ الْبُخْلِ، وَأَعُوذُ بكَِ مِنَ الْجُبْنِ، وَأَعُوذُ بكَِ أَنْ أُرَدَّ إلَِى أَرْذَلِ الْعُمُرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ.
6Allâhümme innî eûzu bike mine'l-buhli, ve eûzu bike mine'l-cubni, ve eûzu bike en uradde ilâ erzeli'l-umuri, ve eûzu bike min fitneti'd-dunyâ, ve eûzu bike min azâbi'l-kabr.
6Allah'ım! Cimrilikten Sana sığınırım. Korkaklıktan Sana sığınırım. Ömrün en düşkün çağına döndürülmekten Sana sığınırım. Dünya fitnesinden Sana sığınırım ve kabir azabından Sana sığınırım.

Hz. Sa'd bin Ebi Vakkas'tan rivayetle Buhari (6365) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْهَرَمِ وَالْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ، وَمِنْ فِتْنَةِ الْقَبْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ، وَمِنْ فِتْنَةِ النَّارِ وَعَذَابِ النَّارِ، وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْغِنَى، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْفَقْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ، اللَّهُمَّ اغْسِلْ عَنِّي خَطَايَايَ بِمَاءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ، وَنَقِّ قَلْبِي مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الْأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ، وَبَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ.
7Allâhümme innî eûzu bike mine'l-keseli ve'l-heremi ve'l-me'semi ve'l-mağrami, ve min fitneti'l-kabri ve azâbi'l-kabri, ve min fitneti'n-nâri ve azâbi'n-nâri, ve min şerri fitneti'l-ğınâ, ve eûzu bike min fitneti'l-fakri, ve eûzu bike min fitneti'l-mesîhi'd-deccâl. Allâhümmeğsil annî hatâyâye bimâi's-selci ve'l-beradi, ve nakki kalbî mine'l-hatâyâ kemâ nakkayte's-sevbe'l-ebyada mine'd-denesi, ve bâid beynî ve beyne hatâyâye kemâ bâadte beyne'l-meşrikı ve'l-mağrib.
7Allah'ım! Tembellikten, ihtiyarlıktan, günahtan ve borçtan Sana sığınırım. Kabir fitnesinden ve kabir azabından, cehennem fitnesinden ve cehennem azabından, zenginlik fitnesinin şerrinden Sana sığınırım. Fakirlik fitnesinden Sana sığınırım. Mesih Deccal'in fitnesinden Sana sığınırım. Allah'ım! Günahlarımı kar ve dolu suyuyla yıka. Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi kalbimi günahlardan temizle. Doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi, benimle günahlarımın arasını da uzaklaştır.

Hz. Aişe'den rivayetle Buhari (6368) ve Müslim (6871) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَوَاتِ وَرَبَّ الْأَرْضِ وَرَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، رَبَّنَا وَرَبَّ كُلِّ شَيْءٍ، فَالِقَ الْحَبِّ وَالنَّوَى وَمُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَالْإِنْجِيلِ وَالْفُرْقَانِ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ شَيْءٍ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهِ، اللَّهُمَّ أَنْتَ الْأَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الْآخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَيْءٌ، اقْضِ عَنَّا الدَّيْنَ وَأَغْنِنَا مِنَ الْفَقْرِ.
8Allâhümme rabbe's-semâvâti ve rabbe'l-ardı ve rabbe'l-arşi'l-azîm. Rabbenâ ve rabbe külli şey'in, fâlika'l-habbi ve'n-nevâ ve münzile't-tevrâti ve'l-incîli ve'l-furkân. Eûzu bike min şerri külli şey'in ente âhızun binâsiyetih. Allâhümme ente'l-evvelü feleyse kableke şey'un, ve ente'l-âhiru feleyse ba'deke şey'un, ve ente'z-zâhiru feleyse fevkake şey'un, ve ente'l-bâtınu feleyse dûneke şey'un. İkdı annâ'd-deyne ve ağninâ mine'l-fakr.
8Allah'ım! Göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve Yüce Arş'ın Rabbi! Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Taneyi ve çekirdeği çatlatıp yaran! Tevrat'ı, İncil'i ve Furkan'ı indiren! Perçeminden yakaladığın (kontrolün altındaki) her şeyin şerrinden Sana sığınırım. Allah'ım! Sen Evvel'sin, Senden önce hiçbir şey yoktur. Sen Ahir'sin, Senden sonra hiçbir şey yoktur. Sen Zahir'sin, Senden üstün hiçbir şey yoktur. Sen Batın'sın, Senden öte hiçbir şey yoktur. Borcumuzu öde ve bizi fakirlikten kurtararak zenginleştir.

Hz. Ebu Hureyre'den rivayetle Müslim (6889) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا عَمِلْتُ وَمِنْ شَرِّ مَا لَمْ أَعْمَلْ.
9Allâhümme innî eûzu bike min şerri mâ amiltu ve min şerri mâ lem a'mel.
9Allah'ım! Yaptığım şeylerin şerrinden ve yapmadığım şeylerin şerrinden Sana sığınırım.

Hz. Aişe'den rivayetle Müslim (6895) nakletmiştir.

اللَّهُمَّ أَصْلِحْ لِي دِينِي الَّذِي هُوَ عِصْمَةُ أَمْرِي، وَأَصْلِحْ لِي دُنْيَايَ الَّتِي فِيهَا مَعَاشِي، وَأَصْلِحْ لِي آخِرَتِي الَّتِي فِيهَا مَعَادِي وَاجْعَلِ الْحَيَاةَ زِيَادَةً لِي فِي كُلِّ خَيْرٍ، وَاجْعَلِ الْمَوْتَ رَاحَةً لِي مِنْ كُلِّ شَرٍّ.
10Allâhümme aslih lî dînillezî hüve ısmetu emrî, ve aslih lî dunyâyelletî fîhâ meâşî, ve aslih lî âhiretilletî fîhâ meâdî, vec'ali'l-hayâte ziyâdeten lî fî külli hayrin, vec'ali'l-mevte râhaten lî min külli şerr.
10Allah'ım! İşlerimin koruyucusu olan dinimi benim için ıslah et. Geçim kaynağım olan dünyamı benim için ıslah et. Dönüş yerim olan ahiretimi benim için ıslah et. Hayatı benim için her hayırda artış vesilesi kıl ve ölümü benim için her şerden kurtuluş vesilesi kıl.

Hz. Ebu Hureyre'den rivayetle Müslim (6903) nakletmiştir.