رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذَا بَاطِلًا سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ. رَبَّنَا إِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنْصَارٍ. رَبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلْإِيمَانِ أَنْ آمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ. رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ.
9Rabbena mâ halakte hâzâ bâtilen. Subhâneke fekinâ azâbe'n-nâr. Rabbena inneke men tüdhilü'n-nâra fekad ahzeyteh. Ve mâ li'z-zâlimîne min ensâr. Rabbena innenâ semı'nâ münâdiyen yünâdî li'l-îmâni en âminû birabbikum feâmennâ. Rabbena fağfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ mea'l-ebrâr. Rabbena ve âtinâ mâ va'adtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevme'l-kıyâmeh. İnneke lâ tuhlifu'l-mîâd.
9Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru. Rabbimiz! Sen kimi ateşe sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur. Rabbimiz! Doğrusu biz 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçiyi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al. Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığıyla bize vaadettiklerini ver ve kıyamet gününde bizi rezil etme. Şüphesiz sen vaadinden dönmezsin.
Âl-i İmrân Suresi, 191-194. Ayetler