Delailü'l Nur Duası 6. Sayfa

نَسْـاَلُكَ بِـحَـقِّ اَنْـوَارِ صَلَوَاتِكَ عَلٰى حَب۪ـيـبِـكَ رِضْوَانَكَ وَغُفْرَانَكَ وَجَـنَّـتَـكَ وَالْاِسْـتِـقَامَةَ عَلَى الصِّرَاطِ الْمُسْتَـق۪يمِ بِرَحْمَتِكَ يَـآ اَرْحَمَ الرَّاحِم۪يـنَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪يـنَ ﴿٨﴾
Nes'elüke bi-hakkı envâri salevâtike alâ habîbike rıdvâneke ve ğufrâneke ve cenneteke ve'l-istikâmete ale's-sırâtı'l-müstekîmi bi-rahmetike yâ erhame'r-râhimîne ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn.
Habîb-i Ekrem’ine olan salâvatının nurları hakkı için Senden hoşnutluğunu, mağfiretini, Cennet’ini ve sırat-ı müstakîm üzerinde istikametle yürüyebilmek için inayetini diliyoruz. Rahmetin hürmetine bunları Senden diliyoruz ey Merhametliler Merhametlisi! Bütün hamd ü senalar, Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’a mahsustur.
اَللّٰهُمَّ صَـلِّ عَلٰى مَنْ مِـنْـهُ انْشَقَّتِ الْاَسْـرَارُ وَانْـفَـلَـقَتِ الْاَنْـوَارُ وَف۪يـهِ ارْتَـقَتِ الْحَقَآئِقُ وَتَـنَـزَّلَتْ عُلُومُ اٰدَمَ فَاَعْجَزَ الْخَلَآئِقَ وَلَـهُ تَضَآئَلَتِ الْفُهُومُ فَلَمْ يُدْرِكْهُ مِنَّا سَـابِقٌ وَلَا لَاحِقٌ فَرِيَاضُ الْمَلَكُوتِ بِاَزْهَارِ جَمَالِهِ مُونِقَةٌ وَحِيَاضُ الْجَبَرُوتِ بِفَيْضِ اَنْـوَارِهِ مُتَدَفِّقَةٌ وَلَا شَيْءَ اِلَّا وَهُوَ بِـهِ مَنُوطٌ اِذْ لَوْلَا الْوَاسِطَةُ لَذَهَبَ كَمَا ق۪يلَ الْمَوْسُـوطُ صَلَاةً تَل۪يقُ بِكَ مِنْكَ اِلَيْهِ كَمَا هُوَ اَهْلُهُ ﴿٩﴾
Allâhümme salli alâ men minhu'n-şakkati'l-esrâru ve'n-felekati'l-envâru ve fîhi'rtekatil-hakâiku ve tenezzelet ulûmü âdeme fe-a'ceze'l-halâika ve lehû tedâeleti'l-fuhûmü felem yüdrikhü minnâ sâbikun velâ lâhık. Fe-riyâdu'l-melekûti bi-ezhâri cemâlihî mûnîkatün ve hiyâdu'l-ceberûti bi-feydi envârihî mütedeffikatün velâ şey'e illâ ve hüve bihî menût. İz levle'l-vâsıtatu le-zehebe kemâ kîle'l-mevsût. Salâten telîku bike minke ileyhi kemâ hüve ehlüh.
9. Allahım! Kendisiyle sırların açılıp nurların saçıldığı, hakaik-ı eşyanın açık-seçik zuhur ettiği, Hazreti Âdem’e icmalen bildirilen ilimlerin kendisine tafsilen indirildiği ve bütün mahlûkatın o ilme ulaşmaktan âciz bırakıldığı, akılların, hakikatine ulaşmada çaresiz ve zayıf kaldığı, ne geçmişte ne de gelecekte hiçbir kimsenin yetişemediği ve yetişemeyeceği o zata, Senin şanına yaraşır ve O’nun layık olduğu şekilde salât eyle. O zat ki, melekût âleminin bahçeleri O’nun cemâlinin çiçekleriyle tezyin edilmiş; ceberût âleminin havuzları O’nun nurlarının feyziyle doldurulmuştur. “Vasıta olmasaydı, onunla gerçekleşen netice de olmazdı.” hakikatiyle ifade edildiği gibi, kâinatta o zata bağlı olmayan hiçbir kimse ve hiçbir nesne yoktur. Çünkü O, her şeyin varlık sebebidir.
اَللّٰهُمَّ اِنَّـهُ سِـرُّكَ الْجَامِعُ الدَّآلُّ عَلَيْكَ وَحِجَابُكَ الْاَعْظَمُ الْقَآئِمُ لَكَ بَـيْنَ يَدَيْكَ ﴿١٠﴾
Allâhümme innehû sırruke'l-câmiu'd-dâllü aleyke ve hicâbüke'l-a'zamü'l-kâimü leke beyne yedeyk.
10. Allahım! O zat, Seni tanıtan bütün hakikatleri üzerinde toplayan Senin sırrın, kurb-u huzurunda gaye ölçüsündeki en büyük vasıtan ve teşrifatçındır.
اَللّٰهُمَّ اَلْحِقْن۪ـي بِنَسَـبِـهِ وَحَقِّقْن۪ـي بِحَسَبِـهِ وَعَرِّفْن۪ـي اِيَّاهُ مَعْرِفَةً اَسْـلَمُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْجَهْلِ وَاَكْرَعُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْفَضْلِ
Allâhümme elhıknî bi-nesebihî ve hakkıknî bi-hasebihî ve arrifnî iyyâhü ma'rifeten eslemü bihâ min mevâridi'l-cehli ve ekra'ü bihâ min mevâridi'l-fadl.
11. Allahım! Beni O’nun mübarek soyundan gelenlerin arasına kat ve onun ahlâk-ı seniyyesi ile ahlâklandır. O mübarek zatı bana öyle tanıt ki, O’nunla, cehalet kanallarından akıp gelen her zarardan emin olabileyim ve fazilet kaynaklarından akan mâ-i zülâli doyasıya içebileyim.
5 sayfa okundu