1يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاضِعٌ لَهُYâ Men hüve küllü şey’in hâdiun lehEy her şeyin kendisine boyun eğdiği,
2يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ كَٓائِنٌ لَهُYâ Men hüve küllü şey’in kâinün lehEy her şey kendisi için var olan,
3يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مَوْجُودٌ لَهُYâ Men hüve küllü şey’in mevcudun lehEy her şey kendisi için mevcut olan,
4يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُنِيبٌ لَهُYâ Men hüve küllü şey’in münîbün lehEy her şeyin kendisine döndüğü,
5يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَٓائِفٌ مِنْهُYâ Men hüve küllü şey’in hâifün minhEy her şeyin kendisinden korktuğu,
6يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُسَبِّحٌ لَهُYâ Men hüve küllü şey’in müsebbihun lehEy her şeyin kendisini tesbih ettiği,
7يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ قَٓائِمٌ بِهِYâ Men hüve küllü şey’in kâimün bihEy her şey onunla ayakta olan,
8يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاشِعٌ لَهُYâ Men hüve küllü şey’in hâşiün lehEy her şeyin kendisine itaat ettiği,
9يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ صَٓائِرٌ اِلَيْهِYâ Men hüve küllü şey’in sâirun ileyhEy her şeyin kendisine yöneldiği,
10يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُYâ men hüve küllü şey’in hâlikün illâ vechehEy ona bakan yüzü müstesnâ her şeyin helâk olduğu,
11سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٦﴾Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.