Celcelutiye 10. Sayfa

Sayfa 10 / 10

93
وَصَدِّرْ بِهِ مِنْ جَاهِهِ كُلَّ حَاجَةٍ وَسَلْهُ لِكَىْ تَنْجُوَ مِنَ الْجَوْرِ وَالطَّغَتْ
Ve śaddir bihî min câhihî kulle ĥâcetin Ve selhu likey tencû ve minel cevri veŧ ŧağat
Yüce şanından dolayı her dileğinin başında onu an. Onu şefaatçi et ki zulüm ve tecavüzden kurtulasın.
94
وَصَلِّ اِلٰهِى كُلَّ يَوْمٍ وَسَاعَةٍ عَلَى الْمُصْطَفَى الْمُخْتَارِ مَا نَسْمَةٌ سَمَتْ
Ve śalli ilâhî kulle yevmin ve sâátin Álâl Muśŧafâl muħtâri mâ nesmetun semet
Yâ ilahi! Her gün, her an ve bir rüzgar kıpırdadıkça o seçkin Mustafa’ya salat eyle.
95
وَصَلِّ عَلَى الْمُخْتَارِ وَاْلاٰلِ كُلِّهِمْ كَعَدِّ نَبَاتِ الْاَرْضِ وَالرِّيحِ مَا سَرَتْ
Ve śalli álâl muħtâri vel âli kullihim Ke áddi nebâtil arđi ver rîĥi mâ seret
O seçilmişe ve bütün aline yeryüzünün bitkileri ve kıyamete kadar esen rüzgar adedince salat eyle.
96
وَصَلِّ صَلَاةً تَمْلَأُ الْاَرْضَ وَالسَّمَٓاءَ كَوَبْلِ غَمَامٍ مَعَ رُعُودٍ تَجَلْجَلَتْ
Ve śalli śalâten temleul arđe ves semâ(e) Kevebli ğamâmin meá ruúdin tecelcelet
Parıldayan şimşeklerle birlikte bulutlardan dökülen yağmurlar adedince ve yeri göğü dolduracak kadar salat eyle.
97
فَيَكْفِيكَ اَنَّ اللّٰهَ صَلّٰى بِنَفْسِهِ وَاَمْلَاكَهُ صَلَّتْ عَلَيْهِ وَسَلَّمَتْ
Fe yekfîke ennellâhe śallâ bi nefsihî Ve emlâkehu śallat áleyhi ve sellemet
Bizzat Allahın ve meleklerinin ona salat ve selam getirmesi sana yeter.
98
وَسَلِّمْ عَلَيْهِ دَٓائِمًا مُتَوَسِّلاً مَدَى الدَّهْرِ وَالْاَيَّامِ مَا شَمْسٌ أَشْرَقَتْ
Ve sellim áleyhi dâimân mutevessilâ(n) Medâd dehri vel eyyâmi mâ şemsun eşreqat
Yıllar ve günler sürdükçe ve güneş ışık saçmaya devam ettikçe, sürekli olarak ona selam et..
99
وَسَلِّمْ عَلَى الْاَطْهَارِ مِنْ اٰلِ هَاشِمٍ عَدَدَ مَا حَجَّ الْحَجِيجُ وَسَلَّمَتْ
Ve sellim álâl eŧhâri min âli hâşimin Ádede mâ ĥaccel ĥacîcu ve sellemet
Ali Haşimden o paklara, hacılar kabeyi ziyaret edip onu selamlamaları adedince selam eyle!
100
وَارْضَ يَٓا اِلٰهِى عَنْ اَبِى بَكْرٍ مَعَ عُمَرَ وَارْضَ عَلٰى عُثْمَانَ مَعَ حَيْدَرِ الثَّبَتْ
Vêrđe yâ ilâhî án Ebî Bekrin meá Umera Vêrđe álâ Úšmâne meá Ĥaydariš šebet
Yâ ilahi! Ebu Bekir ve Ömerden, Osman ve Haydar’dan da razı ol.
101
كَذَا اْلاٰلُ وَالْاَصْحَابُ جَمْعًا جَمِيعُهُمْ مَعَ الْاَوْلِيَٓاءِ وَالصَّالِحِينَ وَمَا حَوَتْ
Kežâl âlu vel eśĥâbu cem’án cemîúhum Meál evliyâi veś śâliĥîne ve mâ ĥavet
Aynı şekilde cemi cümle al ve ashabından, evliya ve salihlerden ve bunlara tabi herkesten razı ol.
102
مَقَالُ عَلِىٍّ وَابْنِ عَمِّ مُحَمَّدٍ وَسِرُّ عُلُومٍ لِلْخَلَٓائِقِ جُمِّعَتْ
Meqâlu Áliyyin vêbni ámmi Muĥammedin Ve sirru úlûmin lil ħalâiqi cummiát
Bu Hz. Muhammedin amcasıoğlu Alinin sözleridir. Onda mahlukat için ilimlerin özü ve sırrı toplanmıştır.

Dua tamamlandı! Tebrikler.

Tıklayarak sayacı arttırabilir, çift tıklayarak sıfırlayabilirsiniz.

9 sayfa okundu